ankara etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ankara etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Ocak 2014 Çarşamba

Deliler tepeye dense, en önce Özlem gider:)



       Hani demistimya doga yürüyüşlerine başlamak istiyorum diye...Kıyafetlerimizi aldık ve ilk denememizi Alternatif Trekking grubu ile geçen pazar Kızılcahamam'ın dağlarında gerçekleştirdik. Tek derdim oralarda nasıl yemek yiyeceğimizdi:)) Ben o kadar enerji kaybettikten sonra ekmek arası şeylerle kendime gelemem diye düşünmüştüm ama hiçde öyle olmadı.

Grubun liderleri mi desem sahiplerimi desem bilemedim  ama kendileri bizi tebrik ettiler. Bu kadar tepeye normalde cıkmazlarmış.Hatta yemek molası verdikleri sırada devam etmek isteyenler zirveye çıkabilir denildi ve tabii ki ben hemen atladım. Atladım ama felaket yoruldum. Hatta dönüşte otobüsleri gördüğümde artık kendimi yere atıp uyumak isteği oluştu. Otobüsü görüpte, oraya doğru gitme anını anlatamam.o kadar zor geldi kiiii....

Ama kar gördük ve karda yürüdük. Ormanda yürümek o kadar keyifliydi ki anlatamam. Yaaa ben doğayı seviyorum.Öyle laf olsun diye değil gerçekten müthiş huzur buluyorum . Güzel geçen gün için herkese teşekkürler....

İlk başta bozkır toprakları görünce moralim bi bozuldu kiiiii...

Bilenler su şişelerini burada doldurdu... Su almak şart gerçekten. Soğukta ben su içmem diyordum ama ....





Fotograf makinamı almadım yanıma . Yanında makinası olanlar vardı , bende onlara güvendim .Bu sebepten elimde çok fotograf yok. 
Ayakkabı ve pantolonumu Jack Wolfskin'den polar mont ve yağmurluğumu Colombia 'dan  tercih ettim. Bu işi bilen bir arkadaş Decathlon 'u önermedi ama baya çeşit ve uygun fiyatları vardı.Ayakkabı önemli ama diğer malzemeler oradan alınır. Bu tozluk denilen , ayakkabının uzerinden bacağın alt bölümünü saran şey varya.Gerçekten çok önemliymiş. Her işin yapmanın bir yolu yordamı var tabiii...

İşte zirve ve ben:)
Yemek yenilen yere geldiğinizde ateş yakmışlardı. Ateş başında ekmeğimizi ve termosla götürdüğümüz çayın tadı bir başkaydı...Zirveye çıkanlardan nir kısmı dönüşte kayboldular. Bayaa aşağıya inmişler. Sürüden ayrılanı kurt kapmadı Allah'tan:))) dumanı takip ettiler:)








23 Aralık 2013 Pazartesi

Blogumun Doğum Günüydü....

 


                       Gerçekten hiç vakit bulamadım bu aralar.Üşümekle meşgulüm. Eee birde evde temizlik yapmakla. Kutu temizliği yapıyorum, olur ya belki ayakkabı kutularından birinden bir sürpriz çıkar falan:) Hahhaa ne espri döndü, çok banal oldu belki ama, söylemeden edemedim:) Efendim bir yılda 20 takipçim olduğu için çok mutluyum:) sevenim çokmuş:)) Dürüst, gerçek yayıncılık ilkemizden vazgeçmeden ekibim ve ben çalışıyoruz:P Onu bunu bilmem ama, yemek tarifleri çok izlenme alıyor.Sen buradan ;şöyle böyle anlat, yaz ...Hava ,civa:) Eee yaşama amacımız yemek.Onun için çalışıyoruz resmen.Bundan sonra bol bol tariflere yer vereceğim.
                      Geçenlerde arkadaşlarımı ağırladım. Tarifleri sonra yazacağım.Ama menü şöyle:



  •                                   Zeytinyağlı lahana sarma
  •                                   Haşhaşlı ve sade, mayalı elde açma çörek
  •                                   Maraş usulü kısır
  •                                   Kuru patlıcan kavurması
  •                                   Sütlü tatlı



                        Ankara'nın kuru soğuğu varya....Çok beter gerçekten. Ben bir lahana oluyorum soğuklarda. Giy,giy giy.... Hani imreniyorum şöyle incecik giyinebilenlere....Sıcak bir iş yerim olsun isterdim. Kader işte.Bizde sevgimizle ısıtıyoruz:)) 'Külliyen Yalan' :)))










29 Eylül 2013 Pazar

Eylül'de neden depresyon olur?




                     Efendim,hep bir hüzün hep bir depresyon vardır eylülde.Halbuki eylül hayatın başlangıcı gibidir.İşler yoğunlaşır,okullar açılır....Bu depresif hallerin sebebi kaloriferlerin yanmamasıdır:)) Güneşte ısınıp akşan evde üşürsün:)) Ne giyeceğini bilemez, elinde hırkalar veya montlarla gezersin.Halbuki yaz ne güzeldir, istediğin saat tişörtle dışarı çıkarsın...Efendim eylül'ün hüznü burdan gelir....Sarı yapraklarla alakası yoktur:P Yazdan kalma bugünlerden,Odtu'den fotograflarla yazıma son vereyim.........

Sevgiler............























5 Mayıs 2013 Pazar

Ankara merkezde bahçeli nefis brunch


       Bu aralar  yemek anlamında yeni yerler görüntüleyemiyorum.Çünkü daha önce gittiğim yerlere gitmeyi seviyorum.Cuma akşamları Num Num vazgeçilmezim mesela.Biz Fevzi Hoca'ya hep balık yemeğe gittik fakat bugün kahvaltı için gittiğimde daha çok keyif aldım.Bahçe sabah gölgeydi ve çocuklar keyifle oynadı.İşte  Fevzi Hoca'da, yeşillikler içerisinde, nefis bir kahvaltı....