10 Mayıs 2014 Cumartesi

Küçük Kalemler Basımda....




                 Çalıştığım okulda Ogye Çalışması kapsamında bir iş yapmamız gerekiyordu. Anlamadığım ya da şöyle söyleyeyim yapmaktan zevk almadığım konularda çalışacağıma bildiğim işi yaparım dedim. Dedim de, bu iş tek benim üzerime kaldı. Yoruldum. İnşallah verdiğim emeğe değer. Ben hem editör,hem dizgici, hem tasarımcı oldum. Editör olarak müdahale edemediğim yerler oldu. Müdürümüzün isteği üzerine,bütün sınıfların fotografını yerleştirmeye çalışınca isteğim dışında sayfalar oldu birde en son gün çıkan reklam kart visitlerini yerleştireceğim diye kendi yazımın olduğu sayfanın biçimi bozuldu.Kendimi feda ettim yani:)) Ama olsun güzel olacak diyelim...Pazartesi gelir herhalde. Heyecanlıyım....




Bu arada 4. sınıflara öğrettiğim şarkıyı paylaşmak isterim.Sözleri kolay,melodisi çok hoş olan bu şarkı Monster inParis çizgi filminin şarkısı. Çocuklarınıza öğretmek isterseniz, çok hoşlarına gidecektir...

Sanırım 2 aylık yayın yaptım bugün.Diğer sayfalarda da yayınlarım var.Takipte kalın....

Sevgiler





Çocuklarda Astım ve Üritiker



               

3 ay önce Duru hastalandı. Önce sağlık ocağına götürdüm. Benim için ciğerlerini dinlemesi önemli.Onu tam anlayamıyorum çünkü.Steteskopumda var yani.Neyse doktor ciğerlerinde biraz hırıltı var deyip antibiyotik verdi.Yani ben başlamadım tabii hemen aldım yakınımızda bulunan küçük bie özel hastaneye götürdüm. Çünkü Aslı'dan biliyorum ki hırıltı demek astım başlangıcı demek olabilirdi. Doktor ventolin şurup verdi,antibiyotiğe gerek olmadığını söyledi.Doğru bir karardı.Uyguladım ve geçti.Ama ben biliyordum ki, bu çocuğun tekrar öksürüğü başlarsa bu kesin astım demekti ve öylede oldu. 1 ay sonra tekrar hastalandı.Boğaz enfeksiyonu da vardı bu sefer.Antibiyotikle beraber ventolin şurubu 2 gün verdik. Antibiyotik bitti ama öksürük geçmedi.Artık geceleri de kalkıyor ve koşarken de öksürüyordu. Artık Çocuk Alerji bölümüne götürmenin vakti gelmişti.Doktor ciğerlerini dinledi hırıltı yok ama çocuk gece  öksürüyor. 1,5 ay oldu öksürüğü keslmedi. Artık başlamamız gerek dedi ve astım tedavimiz başladı. Flixotide sabah2 akşam 2 puf...

Üstüne birde vücudunda kızarıklıklar çıktı. Üritiker olmuştu. 6 günlük antihistaminik tedavisinden sonra geçti sandık.Ama dün gece gene kabardı.Bir sürü test yapılmıştı.Yaşı küçük olduğu için negatif çıkmış olması gelecekte alerjisi olmayacağı anlamına gelmeyecekti.Biliyordum. Bazı bloglarda üritiker ve astımı olan çocukların velilerinin yazılarını okuduğun için, bende detaylı anlatmaya çalışıyorum.Yapılan testler sınırlı maddeler için olduğundan neye alerjisi var hala bulamadık.Belki de besin alerjisi değil de başka birşey.Bu işler çok zor ve üzücü.Allah beterinden saklasın ama işin içinde çocuklar olunca kanadınız düşüveriyor.Sevgili Keremciğimizin de çoklu besin alerjisi var.Ankara'dayken sahit oldum , kuzucuğum bir an önce iyileşir insallah çünkü çok zor. Çok tatlı ve sevimli kerata. Bakımı ciddi emek isteyen hastalıklardan biri çünkü. Kan tahlil sonucunun fotografı aşağıda.Araştırmalarımız devam ediyor. Yeni gelişmeleri bu başlık altında yazacağım.Gördüğüm kadarıyla ara ara devam eden ve bazen ataklarla ortaya çıkan bir hastalık. umarım kısa zamanda kurtuluruz...


9 Mayıs 2014 Cuma

Spor salonlarında selfie modası...



                   Benim neyim eksik? :))) Yok walla o kadar da değil...Neyse işte anneler günü hediyem , daha önce gittiğim spor salonuna yazılmak oldu. Ben gerçekten kullanıyorum çünkü seviyorum. Bu işi zayıflayayım, kas yapayım diye 30 yaşından sonra yapmaya başlarsanız, sıkılabilirsiniz. Ben yüzerim, koşarım,yürürüm ama iyi yerim:)) Yaşamımın bir parçasıdır spor yapmak. Yapamazsam moralim bozulur. Allah sağlık sıhhat versin,gerçekten en değerli hazinemiz sağlığımız.

                   Bu sene zumba seanslarına da katılacağım. Geçen hafta apar topar evdekileri ayaklandırdım.Benim zumba dersim var çabuk olun diye.Neyse 5 dakika gecikmeyle yetiştim.Müzik güzel ,danslar güzel ohh dedim içimden ama hareketleri yapamıyorum.Mümkün değil yapmam, bir moralim bozuldu ve hocaya el sallayarak çıktım.Birde baktım ki,üst seviye başka bir seansa girmişim:) Meğer internetten hareketleri evde çalışıp öyle geliyormuş insanlar:) Zumba öyle değilmiş.Göreceğiz bakalım:) Ben genede internetten zumba derslerini izliyor ve uyguluyorum.Rezil olmayalım değil mi? :)) Samimiyetimle şunu belirteyim ki havuz olmasa spor salonuna gitmem. Evde yapabilirsiniz. Benim step tahtam ve minderlerim var.Ara ara zaten yapıyorum.En güzeli de doğada yapılan sporlar. Yani vaktiniz yoksa salonlara gitmeye buyurun.....:)


İyi Sporlar...

Spor salonunda olması gereken en önemli şey yürüyüş parkurudur.

Hamlamışım ilk başta 7,5 kilo kaldırabildi bacaklarım

%100 Body Shape programı tam bana göreydi

                           

Dekorasyon da hazin son:)



                      Ses sistemimizi değiştirmemizle başlayan hikayemiz tuhaf bir hal aldı. Öncelikle kısaca sistemden başlayalım. Var olan sistemimizi ve 2 yıldır bir kere bile açılmayan Playstation ve Band Hero setimizi sattıktan sonra biraz kaşındık ve eşya azaltalım derken birde baktık fazlasıyla geri doldurmuşuz:)

                     5 adet JBL hoparlör ve Pioneer Vx-921 Av receiver alarak müziğin ve sinemanın tadına doymaktayım. Sistem almak isteyenler için söylüyorum, biz baya araştırdık ve orta halli bir sistem için bu kombinasyonun fiyat/performans açısından en uygun kombin olduğuna karar verdik. Karar verdik derken, bu işin hastası olan arkadaşlardan yardım aldık. Ne kulak var insanlarda hayret ettim walla:) Neyse bakalım işte, yakında komşulardan şikayet gelebilir:)

                      Hikayemize kaldığımız yerden devam edelim. Sistem geldi ve ben Tv unitesi almamız gerektiğini, hatta arkaya duvar kağıdı yaptırmamızın uygun olacağını ve hatta zeminin de değişmesini belirttim.Ertesi gün daha önce çalıştığımız parkecimiz geldi.Zemin hazırdı. Sıra duvar kağıdına geldi. Akşam eve katolog ile gelen eşim, buradan seç bakalım dedi. Bende puzzle desenlerini görünce siyah olmasına aldırmadan seçtim. Fotografta pek belli değil ama puzzle parçaları kabartmalı yani çok hoş.Onun kombini olan sade kağıdı da diğer duvarlara seçtim.Ama koltuklarım bu kombine uymuyordu. Önce koltuk,sonra duvar kağıdı olsaydı dedim ama iş işten geçmişti. Ertesi gün kağıt kaplandı ve hazin son!!! kimseyi dinlemeyip inatla siyah seçmemin bedeli ağır oldu.Gündüz çok boğuk ve biçimsiz durdu. Akşam hoş ama, desenler yoğun olduğu için tv unitesi seçmekte zorlandım.Koltuk olarak da çok radikal karar vermem gerekti. Biz salonda oturduğumuz için radikal kararlara uygun değildi.En son bir mobilya mağazasında ki bayan, siz bu kağıdı unutun ve ona göre bir tasarım yapalım dedi:) Sonuç;ses sistemi,salonumu erken yenilememesebep oldu:) Mobilyalar 2 ay sonra gelecekmiş. 1 ayı bitti kaldı 1 ay...Anlayacağınız çok beğendiğim ama uygun olmayan kağıtlar mobilyalar gelmeden değişecek:(ve ben hala çok beğeniyorum seçtiğim kağıtları....





Odtu Şenlikleri Devam Ediyor...



                 Eğer bu seferki organizasyon şenlikse, Bizim zamanımızda ki festivalmiş:(( Arkadaşımla Çarşamba günü bir uğradık. Çok sönük, neşesiz,enerjisiz....Beğenmedim...Ancak akşam konserlerinin güzel olduğu söyleniyor. Şansınızı deneyin:) Çünkü girişler Eskişehir yolu kapısından verilmiş, Yüzüncü yıl tarafı kapatılmış.Giriş biraz zormuş.Biz yürüyerek girdiğimiz için rahat oldu.

                                                                                                                          İyi Eğlenceler





                                                                           

Cosmos'u mutlaka izleyin



             ABD'li gökbilimci Carl Sagan'ın 1980'lerde sunduğu çığır açan Cosmos'un takipçisi niteliğindeki belgesel dizi, astrofizikçi Neil deGrasse Tyson'ın anlatımı ile evrenin uzak köşelerini keşfe çıkıyor.Kaçırmayın...

              Keşif diyoruz, belgesel diyoruz ama bu sandığınız gibi değil.Seslendirmeleri, animasyonları, konuyu işleyiş biçimiyle klasik belgesel modunda olmayan, keyifle izleyebileceğiniz bir seri...Biz çok keyif aldık..

              2014 yapımı bu güzel yapımın IMDB oranı 9,5 :) Açıklayıcı olmuştur sanırım....

                                                                                                             İyi Seyirler....



Yayın saatlerini bilmiyorum.Ben internetten izliyorum. Ufak bir tavsiye vermek istiyorum...Lütfen sinema tadında izleyin. Ses efektleri harika çünkü. Işığınızı, ses sisteminizi ve görüntü kalitesini iyi ayarlayın .



                                                                                                                                

Danbo da ne?



                    Sevimli, şirin Danbooooo... Danbo; danboru kelimesinden gelen, Japonca'da bükülmüş karton manasında olan ve Yotsuba serisinden popüler robot kahraman. Japonya'da, Amazon firması tarafından oyuncak olarak piyasaya sürülmüş, sadece internet üzerinden alabileceğiniz ve fotografçıların yeni tutkusu olan sevimli şey; benim arkadaşım sevgili Reyhan'da var...Dolayısıyla bende de güzel fotograflar var:) Hava yağışlı olduğu için bizim Danbo Alışveriş merkezinde görüntülendi...Biz çekerken bu zekiler ne yapıyorlar? diyen çok olmuştur herhalde:)

                   İşte bizim Danbo'muz...

                 


Ne oluyor yaw:)

Zaman sadece birazcık zaman...Sezen Aksu şarkısı aklıma geldi:)


Benim de çalıştığım yerde zamanım doldu galiba...Gidişat bunu gösteriyor...Gene norm fazlası durumuna çıkacak gibiyim:(


Aklınıza ne geliyor? Ntv belgesellerimi? :)

Danbo'nun öyle bir yüz şekli var ki, ne anlatıyorsanız o yüz ifadesine bürünüyor...Mesela burada korkmuş bir ifade var değil mi?

Şirine ben bu arada:)

İki güzel şey bir arada:)

Bakın burada, kahvemi verin bana ifadesi yok mu?


Uçamasakda resimledik:)


                   

Uzun zamandır yazamadım farkındayım...Neler oldu diye düşündüm de, seçimler vardı:)) Köşe yazarları,gündem takipleri, ufaklığın hastalığı ve birde havaların güzel olması (gezmelerin artması) biraz engel oldu. Asıl neden nedir bilmiyorum ama bahane bulmayayım işte İÇİMDEN GELMEDİ:)

Bu hafta bir arkadaşım önümüzdeki hafta başka bir arkadaşım Ürgüp-Göreme gezisine katılacak. Bu aralar benim düşlediğim şeyleri benden önce başkaları yapıyor ya...Hadi hayırlısı:) Benim tek bir amacım var balona binmek...Yükseklik korkumun olduğunuda belirteyim:) Olsun korka korka binerim:))Paraşüte de bu şekilde binmişliğim var hani.Neyse işte geçen gün 'Patron Mutlu Son İstedi' filmini izledik ve balon aşkı depreşti.
Hafta sonu da Türkiye geneli yağışlı:)) Fesatlık yapmıyayım ama...Hihihihiii

Yazımıza, Aslı'nın bu güzel çalışmasını sunarak son vereyim...

                                                                                                  Sevgiler....